Kahramanmaraş depremlerinin tablosu her geçen gün ağırlaşırken, en büyük mağduriyeti çocuklar yaşıyor. Onbinlerce çocuk öksüz ya da yetim kalırken, bir o kadarı da akrabalarını, yakınlarını ve arkadaşlarını kaybetti.
Yetkililer, çocuklara ilişkin fotoğraf ya da bilgi paylaşımının sosyal medya üzerinden yapılmaması, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'yla (Alo 183, 184 veya interson net yoluyla) irtibata geçilmesi gerektiğini söylüyor.
"Çocuklara gönderilen hediyeler arasında günlük yaşamdaki her şey olabilir. Kepçe, dozer ve ev şeklindeki oyuncaklar sakıncalı sanılmasın. Yaş grubuna göre bakıldığında 0-3 yaşın ihtiyaç duyduğu yumuşak şeylerdir, onları acıtmayacak ve yutmayacakları şeyler. Lego parçası ya da çeşitli boyalar, oyun hamurları onlara göre değil. Bebekler ya da yumuşak şeyler uygun. Resim çalışması, boyama, müzik, sohbet gibi aktiviteler, afet çadırlarında nitelikli bireylerin gözetiminde yapılmalı.""
Şu süreçte korku, kaygı, aşırı hareketlilik (efori) görülebilir. Bunlar akut stres tepkileridir ve şuanda normaldir. Üncak üzerinden biraz zaman geçtikten sonra devam ediyorsa psikologlar ve çocuk psikiyatrları devreye girmelidir. Travma sonrası stres bozukluğu şu an için normal kabul edilir, eğer devam ederse bizim için anlamlı olur.
"Çocukların yanında depremden bahsetmek sakıncalı mı?" sorusu da akıllarda. Bu afetten hiçbir şekilde bahsedilmemesinin doğru bir yaklaşım olmadığını savunan psikologlara göre böyle bir durumun varlığından söz edilebilir ancak dehşet verici olaylara ilişkin detaylardan kaçınmak gerekir.